Google SEO Faktörlerinde Değişiklik mi Yaptı?

Google’ın SEO Mit Avcıları (Myth Busters) birinci bölümü yayınlandı. Bilmeyenler için söyleyelim, SEO Mit Avcıları Google’ın SEO’da doğru bilinen yanlışlara yönelik başlattığı yeni bir program serisi. Bu bölümde Google Web Yöneticisi Trendleri Analisti Martin Splitt, en önemli 3 SEO faktörüne dair açıklamalar yaptı. İzletinin sonuna doğru Martin, konuklar tarafından sorulan soruları yanıtladı.

Açıkçası ben biraz hayal kırıklığı olduğunu düşünüyorum. Niçin böyle düşündüğümü ise yazının sonunda anlayacaksınız. Aşağıda Martin’in bahsettiği en önemli 3 SEO faktörünü kendi alıntılarıyla sıraladık. Ardından Doktus olarak kendi yorumlarımızı kattık, onları da okumanızı tavsiye ederiz.

Google’ın yeni yayını SEO Mit Avcıları’nın ilk bölümü

SEO Faktörü 1: İçerik

Bu hiç birimizi şaşırtmadı. Martin en önemli SEO faktörünün içerik olduğunu söylüyor zira bu Google’ın ısrarla söylediği ve SEO uzmanlarının da uzun süredir test ederek onayladığı bir gerçek.

Bir Google kullanıcısı soruyor:

“Bana direkt olarak söylemek istersen, dikkate almam gereken ilk üç şey ne olurdu?”

Bir numaralı SEO faktörü olarak cevap:

“Yani… biz geliştiricileriz, muhtemelen ilk olarak şu framework’ü veya bu framework’ü kullanın tarzı bir şey söylememi istersiniz. Fakat SEO böyle bir şey değil…

Gerçekten iyi içeriğe sahip olmalısın. Bu da kullanıcı için bir amaca hizmet eden içeriğe sahip olman gerektiği anlamına geliyor.

Bu, kullanıcıların ihtiyaç duyduğu ve / veya istediği bir şey. Kullanıcılar, örneğin dondurma isterler.

Öyleyse, içeriğin sizin nerede olduğunuzu, ne yaptığınızı, istediğim konuda bana nasıl yardımcı olduğunuzu söylüyorsa, bu harika. ”

Bu iyi bir tavsiye. Bu cevapta, açıkça göründüğünden daha fazla ayrıntı var. “Bir amaca hizmet eden içerik”, en üst sıradaki içeriğin ne olduğunu açıklamanın harika bir yolu.

Örneğin, birileri “natürel sızma zeytinyağı” şeklinde arama yapıyorsa muhtemelen gerçekten zeytinyağı satın almak istiyordur.

Google, kullanıcıların aradıklarıyla doğrudan eşleşen sayfaları görmekten daha çok memnun olduğunu biliyor.

Bu nedenle, ürün sayfasının amacının, satışta olan belirli bir ürün hakkında doğru bilgi sağlamak olduğu söylenebilir. Hatta daha iyi bir kullanıcı deneyimi için müşteriye ürünleri karşılaştırma fırsatı verilmesi olarak da yorumlanabilir.

Belirli bir ürünle ilgili değil de, bir konu ile ilgili olan belirli arama sorguları için Google, sayfaları biraz farklı sıralama eğilimindedir. Bu, SEO ile kafası karışan için birçok online işletmenin zorluk yaşadığı bir konu.

Sayfanın amacı açısından açıkça görebilmek için aklınızı anahtar kelimelerden ayırmak zor olabilir.

Google’ın söylediği son şeyde bu gizemi çözmenin bir ipucu var:

“İçeriğiniz nerede olduğunuzu, ne yaptığınızı, başarmaya çalıştığım konuda bana nasıl yardımcı olduğunuzu söylüyorsa, bu harika.”

İçeriğinizi İlgili Yapın

Martin’in söylediği bir başka şey, kullanıcıların arama yaparken ve içerikte kullandıkları anahtar kelimeleri anlamaktı.

Bunu söylediği için kendisini tebrik etmek gerek zira son zamanlarda semantik anahtar kelimeleri kullanmak adına hedef anahtar kelimeler çok göz ardı edilir olmuştur

Martin diyor ki:

“Yani çekmek istediğiniz kişilerin amacına hizmet ettiğinden emin olmak, içeriğinizle etkileşimde bulunmasını istediğiniz kişiyi elde etmek ve kullanacağı kelimeleri kullandığınızdan emin olmanız gerekir.

Dondurmanız için çok özel bir terim kullanıyorsanız… Smooth Cream 5000 gibi diyelim… Ben bunu aramayacağım çünkü bunu bilmiyorum. Sadece seveceğim, güzel bir dondurmaya ihtiyacım var.

Bir yandan bahsetmek iyidir, böylece o markayı ararsam onu ​​da bulurum.

Ama ben yakınımdaki dondurmacıları araştırıyorum, hangi dondurmanın olduğunu bilmiyorum. Eğer spesifik olarak gerçekten bahsedilen ürünü arıyorsam, muhteşem, ancak aradığım şey bu değil. O yüzden kullandığım dili konuşmalısın. ”

Bu, içerikteki alaka düzeyini açıklamak için harika bir yol: “Kullandığım dili konuş”.

Daha çok B2B web sitelerinde görülen en yaygın hata, teknik olmayan bir bilgi seviyesindeki bir kişinin bir ürün türünü nasıl arayacağıyla eşleşmeyen jargon kullanımıdır. Zeytinyağı örneğinden gitmek gerekirse, oleik asidi 0,5’ten düşük zeytinyağı satıyor olabilirsiniz ancak insanlar böyle arama yapmıyorlar.

SEO Faktörü 2: Meta Verileri

Soru:

“Yani içerik bir numaralı önceliktir. Bundan sonra önemli olan iki şeyden daha bahsedebilir misiniz? ”

Cevap

“Evet, onları daha çok seveceksin çünkü teknik faktörler.

En önemli ikinci şey, içeriğinizi tanımlayan meta etiketlerinizin olduğundan emin olmanızdır, bu nedenle bir meta açıklamasının yapılması gerekir; çünkü bu, arama sonuçlarında, insanların birçok sonucun hangisinin daha uygun olacağını bulmasına olanak tanıyan küçük bir snippet görme imkanı sunar. Onlara en iyi şekilde yardım eder.

Ayrıca, sunduğunuz her sayfaya özel ayrı sayfa başlıklarına sahip olun. Her sayfa için aynı başlık kullanmayın.

Gösterdiğiniz içerikle değişen başlıkları varsa, bu harika. Ve framework’lerin bunu yapmak için sundukları kolaylıklar var. Bunun için dökümantasyonlarını inceleyin, ancak kesinlikle işinizi kolaylaştıracak bir şey var. ”

Bu cevap biraz hayal kırıklığı açıkçası, en azından benim açımdan.

Etkili bir başlık ve meta açıklama oluşturmanın önemini biliyoruz. Hepsi için aynı şablonu kullanıyorsanız bu daha doğal ve daha profesyonel görünüyor. Başlıklardaki ve meta açıklamalarındaki içerik benzersizse daha fazla anahtar kelime için şansınız var demektir.

Fakat uzunca bir süredir, özellikle Hummingbird’den sonra meta açıklamalar ve başlıklar çok da belirleyici olmamaya başlamıştı. Burada iki ihtimal var, ya Google algoritmasında meta açıklamaları biraz öne çıkardı, ya da bu cevap koca bir yalan. Yalan olmasa bile geçiştirmek için söylenmiş gereksiz bir bilgi.

Meta Açıklamalar Önemli Bir Sıralama Faktörü mü Oldular?

Dediğimiz gibi uzun bir süredir çok önemli değillerdi. Muhakkak bir alakalılık sinyaliydiler fakat hiç bir SEO uzmanı en önemli ilk 3 SEO faktöründen biri olarak sıralamazdı (kasıtlı bilgi kirliliği yaratmaya çalışanlar hariç).

Eğer bu cevabı RankBrain bağlamında verseydi, meta açıklamalar da zaten RankBrain’in algoritmasında yer aldığı için çok daha dürüst ve makul bir cevap olurdu. Fakat bu şekilde oldukça yanıltıcı olduğunu düşünüyorum.

3. cevabı da görünce bu cevabın doğru olmadığını daha net anlıyoruz.

SEO Faktörü 3: Performans (Hız)

Site hızının bir sıralama faktörü olduğu Google tarafından daha önce söylenmişti, bununla ilgili yapılmış çalışmalar da mevcut. Hatta belli bir performans seviyesinin altından bahsediyorsak sıralamaya giremeyeceğiniz kadar önemli bir sıralama faktörü. Ama backlinkleri devre dışı bırakacak kadar mı önemli? Gelin röportajda söylenenlere bakalım.

“… İyi kısmı, çok sayıda sıralama faktörümüzün olması. Yani her şeyi mükemmel yapmak zorunda değilsiniz.

Ancak bu, söylediğiniz gibi durumlarla karşı karşıya kaldığınız anlamına geliyor. Google, (Google sonuçlarını kastediyor) size hızın önemli olduğunu ancak en iyi sitelerin çok hızlı olmadığını ve bu nedenle bu kadar önemli olmaması gerektiğini söylüyor olabilir.

Aslında bizim için kesinlikle önemli. Ancak bu, diğer her şeyi geçersiz kıldığı anlamına gelmiyor. ”

Bu, Google’ın performansı çok önemsediği fakat kullanıcı deneyimi açısından yine de eğer aranılan şeyi sunuyorsa hızı çok düşük bir siteyi de göstereceği anlamına geliyor.

Kullanıcı düşük performanslı bir web sitesini görmeyi bekliyorsa, Google’ın göstereceği şey de budur.

O halde RankBrain daha önemli?

Martin kesinlikle haklı. Performans hakkında daha ayrıntılı bir konuşmak gerekirse performans kesinlikle en önemli SEO faktörlerinden biridir. Fakat en önemli 3’ten biri değildir.

Açıkçası bu “Mit Avcılığı” pek de efsaneleri hedef almıyor, aksine yeni efsaneler oluşturacak gibi duruyor. Bahsi geçen SEO faktörlerini hiç bir SEO uzmanı ilk 3’e dahil etmez.

Tabi bunları söylemek için henüz erken. Belki de Google algoritmasında gerçekten bir değişiklik yapmıştır, bilemeyiz, lakin bu haliyle cevaplar pek inandırıcı ve akla yatkın gelmiyor.

Bölümün tamamını izlemek için tıklayınız.

Bu konuda sizler ne düşünüyorsunuz? Yorum ve görüşlerinizi bizlerle paylaşırsanız mutlu oluruz.

Bu yazıyı beğendiniz mi?

Share on facebook
Facebook'ta Paylaşın
Share on twitter
Twitter'da Paylaşın
Share on linkedin
Linkedin'de Paylaşın
Share on pinterest
Pinterest'te Paylaşın
Mustafa Tuna

Mustafa Tuna

Doktus Digital kurucusu ve SEO direktörüyüm. Haydarpaşa Lisesi'nden mezun olduktan sonra Boğaziçi Üniversitesi'nde Turizm İşletmeciliği lisansını tamamladım. 2012 yılından bu yana SEO ile ilgileniyorum. Arama motorlarının çalışma mantığını çözmek için keyifle uzun mesailer yaptım ve hala yapmaktayım. Pazarlamaya bilimsel olarak yaklaşmak gerektiğine inanıyorum. Bilgi ve tecrübelerimi paylaşmaktan mutluluk duyarım.

DAHA KALİTELİ BİR İNTERNET İÇİN YORUMLARINIZI BIRAKIN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Doktus Digital olarak kişisel verileriniz konusunda hassasız. GDPR yasalarına göre çerezlerinizin nasıl saklandığını ve kullanıldığını görmek için Gizlilik Politikası sayfamızı ziyaret edebilirsiniz