Rakamlarla İmamoğlu ve Yıldırım’ın 6 Aylık Dijital Performansları [İnfografik]

Bu analiz adayların sosyal medya, Google Adwords ve SEO gibi dijital pazarlama alanlarındaki performanslarını ölçümleme amacıyla yapılmıştır. Maksadımız herhangi bir taraf gözetmeksizin veriler üzerinden hangi adayın dijital pazarlama stratejisinin daha başarılı olduğunu anlayıp kamuoyuna aktarmak ve bilgi kirliliğini önlemektir. Analizde kullanılan veriler Google, KeyHole, Likealyzer, Mention.com, Sparktoro, SEMRush, Moz, Ahrefs’ten alınmıştır.

Artık bütün dünyada seçim kampanyalarının önemli bir bölümünü dijital pazarlama stratejilerinin teşkil ettiğini biliyoruz. Özellikle Amerika gibi ülkelerde adaylar kampanya bütçelerinin önemli bir bölümünü internet reklamlarına ve veri madenciliğine harcamaktalar. Yeni fikir ve görüşlere daha açık olan genç seçmenin internette, özellikle sosyal medyada fazlasıyla etkin olduğunu düşününce Türkiye’de de haklı olarak aynı durumun mevcut olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

31 Mart öncesinde 3 aydan uzun süre Türkiye gündemini işgal eden yerel seçimlerin akabinde seçimlerin iptal olmasıyla birlikte İstanbul 2 aydır hepimizin gündemi olmuş durumda. Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu 31 Mart sonrası yorgunluklarını üzerlerinden atamadan yeni bir seçim kampanyası başlatmak durumunda kaldılar.

Ak Parti’nin adayının Binali Yıldırım olacağı belliydi. 18 Aralık 2018’de İmamoğlu’nun adaylığının açıklanmasını milat kabul edersek adaylar ben bu yazıyı yazdığım sırada (21 Haziran 2019) tam 6 aylık bir kampanya dönemi geçirmiş oldular.

Öncelikle aşağıdaki infografikten verileri toplu olarak inceleyebilirsiniz.

Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım Dijital Pazarlama Performansları

Bu görseli web sitenizde paylaşmak için aşağıdaki kodu kullanabilirsiniz (web sitemize atıfta bulunmak kaydıyla dilediğiniz gibi paylaşabilirsiniz)

<p><a href="https://www.doktus.net/wp-admin/post.php?post=1733"><img src='https://www.doktus.net/wp-content/uploads/2019/06/imamoglu-yildirim-dijital-pazarlama-1.jpg' alt='Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırımın Dijital Pazarlama Performansları' 540px border='0' /></a><br /><br /><strong>Kaynak: <a href="https://www.doktus.net/">Doktus Digital</a></strong></p>

Şimdi gelin bu grafiklerdeki verileri yorumlayalım.

Bu Veriler Ne Anlam İfade Ediyor?

Sosyal Medya

Sosyal medya analizlerini yaparken Instagram’ı hesaba katmadık. Bunun iki sebebi var: Birincisi, tüm dünyada olduğu gibi Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım da seçim kampanyalarında Facebook ve Twitter’ı daha aktif kullanıyor olmaları. İkincisi ise Instagram’da Twitter ve Facebook’a göre çok fazla sahte hesap mevcut oluşu.

Bununla birlikte Facebook ve Twitter’daki tespit ettiğimiz sahte hesap oranı iki adayda da yakın seviyelerde olduğu için bunu hesaba katmadık.

Twitter

Twitter’da Ekrem İmamoğlu’nun bariz bir üstünlüğü mevcut. Birazdan SEO grafiklerinde de göstereceğimiz üzere insanların adaya sosyal medyada ciddi bir teveccühü olduğunu görebiliyoruz.

Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım Twitter Verileri

Burada dikkat çekici bir detay ise adayların takipçi sayılarının oranları (2.68m/1.8m) ortalama retweet sayılarının oranına (3.4k/2.4k) yakın olduğu halde sayfa beğeni oranları arasında derin bir uçurum olması (29.1k/8.6k).

Adayların etkileşim oranları İmamoğlu: %1.23 – Yıldırım %0.62 şeklinde olsa da bu etkileşim oranına beğenme sayıları da dahil. Beğenme işlemi teknik olarak bir etkileşim kabul edilse de İmamoğlu’nun beğeni oranının görece olarak RT ortalamasının çok üzerinde olması Twitter’da İmamoğlu’nun takipçilerinin daha pasif bir etkileşimi tercih ettikleri anlamına geliyor. Aynı şekilde Binali Yıldırım’ın tweet’lerindeki RT/Like oranındaki yükseklik Yıldırım’ın takipçilerinin düşük etkileşim oranlarına rağmen daha agresif bir tutum içinde olduklarının göstergesi diyebiliriz.

Sonuç olarak İmamoğlu Twitter’da daha fazla takipçi sayısına ve daha yüksek bir etkileşim oranına sahip olmasına rağmen, kendisiyle etkileşime giren kullanıcıların önemli bir kısmı tercihlerini retweet yönünde kullanmıyorlar. Binali Yıldırım için ise tam tersi geçerli.

Facebook

Twitter’da gördüğümüz durumu daha yoğun bir şekilde Facebook’ta da görüyoruz. İmamoğlu Facebook’ta aradaki farkı daha da açmış durumda. Fakat facebook ile ilgili İmamoğlu’nun lehine Twitter’dakinin aksine söylenebilecek çok şey var.

Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım Facebook Verileri

Örneğin İmamoğlu’nun kitlesi Twitter’da daha daha pasif bir tutum içindeyken Facebook’ta bunun tam tersi söz konusu. Adayların sayfa beğeni oranları 4.8 iken (1.31m/0.28m), bahseden kişi sayıları arasındaki oran 8.2’ye (1.9m/0.23m), ortalama paylaşım sayıları oranları ise 11.6’ya (3.5k/0.3k) tekabül ediyor. Bunlar gerçekten çok ciddi rakamlar.

Bildiğimiz gibi Twitter’daki retweet’lerin eşdeğeri Facebookta paylaşımlar. Buradan anlıyoruz ki İmamoğlunun Facebook’taki kitlesi Twitter’dakine nazaran çok daha aktif ve fikirlerini ifade etme noktasında sesleri çok daha güçlü çıkıyor. Bunu Facebook’un ve Twitter’ın kullanıcı profilleri arasındaki fark ile açıklayabiliriz.

Bu sonucu doğuracak bir diğer potansiyel faktör (kullanıcı profilleri dışında) iki platform arasındaki kullanım farklılıkları olabilir ama ben bunun çok önemli bir fark oluşturduğunu zannetmiyorum. Bunu kanıtlamak için uygulanması gereken yöntem iki platformda da takipçilerin kaçının ortak olduğunun belirlenmesi ve bunların davranışlarının incelenmesidir ki bu hayli uzun bir mesai gerektiriyor.

Google Adwords Reklam Harcamaları

Adayların Google Reklam harcamalarını tespit etmek için SEMRush’ın yazılımını kullandık. SEMRush reklam kampanyaları söz konusu olduğunda yanılabiliyor ama şimdilik elimizdeki en güvenilir veri bu. Ayrıca İmamoğlu Adwords yerine Adform gibi farklı yayıncılarla çalıştığı için reklamlarını takip etmek pek mümkün değil.

Binali Yıldırım’ın verdiği Adwords reklamlarının maliyeti aylık 517.000 TL’ye tekabül ediyor. Buna YouTube verileri dahil değil. Youtube reklamlarıyla birlikte bu rakamın 1 milyona yaklaştığını tahmin ediyoruz. Bu gerçekten büyük bir reklam bütçesi. Kıyaslamak açısından belirtmek gerekirse, Amerika’daki başkanlık seçimlerinde Hilary Clinton oldukça aktif bir dijital reklam kampanyası yürütmüştü ve Adwords giderleri $224.000 civarındaydı. (Bu o dönem Trump’ın Adwords’te harcadığının yaklaşık 50 katıydı). TL ve dolar arasındaki alım gücü farkını ve bunun bir yerel seçim olduğunu göz önünde bulundurursak Binali Yıldırım’ın dijital reklam bütçesi bu seçime ne kadar önem verildiğini gösteriyor.

İmamoğlu ise tespit ettiğimiz kadarıyla Adwords’ün muadili olan Adform’u kullandığını görüyoruz. Adform’da maliyetler Adwords’e nazaran oldukça düşük olabiliyor. Bu anlamda Ekrem İmamoğlu’nun ekibinin maliyet / fayda açısından daha mantıklı bir tercih yaptığını düşünüyorum. Adwords’ü sadece deneme amaçlı kullanıyorlar gibi gözüküyor. Her ne kadar rakamlar elimizde olmasa da kullanılan yayıncılara ve servislere bakılırsa toplam dijital reklam bütçesinin ise fazla olmadığını söyleyebiliriz.

SEO

Öncelikle bilmeyenler için SEO (Search Engine Optimization), Türkçe arama motoru optimizasyonu anlamına geliyor. Kısaca web sitelerinin Google gibi arama motorlarına göre optimize edilmesi işlemi. Konuyla ilgilenenler SEO 101 başlıklı yazımıza göz atabilirler.

Arama Verileri ve Trendler

Burada ele aldığımız SEO verileri daha geniş bir çerçevede adayların Google’daki aranma istatistikleri ve trendlerinden web site otoritelerine kadar biraz geniş bir skalada yer alıyor.

Arama trendlerine bakıldığında açıkçası durum oldukça ilginç gözüküyor. 31 Mart’a kadar İmamoğlu Binali Yıldırım’ın biraz önündeyken, Nisan ayında devasa bir uçurum oluşuyor. Daha önce Google Trends verileriyle seçmen tercihleri arasında az da olsa bir korelasyon bulunduğunu biliyorduk. Nitekim 31 Mart’ta da bunu gördük. Fakat 23 Haziran seçimleri için bu tablo İmamoğlu’nun lehine farkın açılacağı anlamına gelebilir.

Burada dikkate değer bulduğum diğer bir nokta bu trend verilerinin anket verileriyle örtüşmesi. Şunu demek istiyorum; 31 Mart’ın hemen akabinde vatandaşlarla yapılan anketlerde vatandaşların önemli bir kısmı seçimin ertelenmesine tepkiliydi ve oyunu İmamoğlu’na vereceklerini söylüyorlardı. Daha sonra yapılan anketlerde bu tepkinin yavaş yavaş azaldığını gördük. Bunu arama istatistikleriyle de doğrulayabiliriz.

Web Sitesi Verileri

www.ekremimamoglu.com ve www.binaliyildirim.com.tr web siteleri için elimizdeki verilere göre Binali Yıldırım’ın SEO açısından ufak bir üstünlüğü mevcut. Web sitelerine verilen bağlantılara (backlink) bakılacak olursa Binali Yıldırım’a bağlantı veren web sitelerinin 272, İmamoğlu’na bağlantı verenlerin ise 188 olduğunu görüyoruz. Fakat Binali Yıldırım’ın aldığı toplam bağlantı sayısının İmamoğlu’nun aldığından %100 fazla. Bu Binali Yıldırım’a bağlantı veren sitelerin site boyu (site-wide) linkler olduğunu bize gösteriyor.

Bilmeyenler için kısaca açıklamak gerekirse bir web sitesi diğer bir web sitesine bütün sayfalarından bağlantı verdiğinde bu tür bağlantılar site boyu linkler olarak adlandırılır ve genelde reklam amaçlı alınan bağlantılardır. Örneğin aşağıdaki gibi:

Bu tür reklamlar sitelerin bütün sayfalarında gösterilir ve alınan bağlantı sayısını etkiler. Fakat bağlantı alınan web sitesi sayısı aynı kalır.

Bu reklamlar SEO stratejisinin bir parçası olmaktan çok ilgili seçmenlere hitap eden tanıtım görselleri işlevi görmekteler. Fakat Binali Yıldırım’ın SEO skorunu ciddi anlamda olumlu etkilediğini söylemek mümkün.

Fakat Binali Yıldırım’ın aldığı backlinkler ve ona bağlı olarak yükselen alan adı otoritesi daha yüksek bir trafik almasına yol açmıyor. Çünkü İmamoğlu ile aynı anahtar kelimelerde yarışmıyorlar. Örneğin “İstanbul projeleri” gibi bir anahtar kelimede rekabet etselerdi Binali Yıldırım muhtemelen daha önde çıkacaktı. Fakat insanlar bunun yerine adayların isimlerini Google’da aramayı tercih ediyor ve yukarıda da belirttiğimiz üzere Ekrem İmamoğlu bu konuda oldukça fazla bir popülariteye sahip.

Haliyle sahip olduğu backlink sayısı ve alan adı otoritesi daha düşük de olsa insanların İmamoğlu’na olan teveccühü adayın bu dezavantajı aşmasına sebep oluyor diyebiliriz.

Analizimizin sonuna geldik. Umarım okurken keyif almışsınızdır zira ben bu yazıyı hazırlarken oldukça keyif aldım. Muhakkak değinilmesi gereken daha çok fazla detay var. Fakat bu rakamlar resmin ana hatlarını göstermek açısından büyük oranda yeterli olduğunu düşünüyorum.

Görüşlerinizi ve önerilerinizi bizlerle paylaşmanızdan memnuniyet duyarız. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere.

Bu yazıyı beğendiniz mi?

Share on facebook
Facebook'ta Paylaşın
Share on twitter
Twitter'da Paylaşın
Share on linkedin
Linkedin'de Paylaşın
Share on pinterest
Pinterest'te Paylaşın
Mustafa Tuna

Mustafa Tuna

Doktus Digital kurucusu ve SEO direktörüyüm. Haydarpaşa Lisesi'nden mezun olduktan sonra Boğaziçi Üniversitesi'nde Turizm İşletmeciliği lisansını tamamladım. 2012 yılından bu yana SEO ile ilgileniyorum. Arama motorlarının çalışma mantığını çözmek için keyifle uzun mesailer yaptım ve hala yapmaktayım. Pazarlamaya bilimsel olarak yaklaşmak gerektiğine inanıyorum. Bilgi ve tecrübelerimi paylaşmaktan mutluluk duyarım.

DAHA KALİTELİ BİR İNTERNET İÇİN YORUMLARINIZI BIRAKIN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir