SEO mu? Google Adwords Reklamları mı? Hangisi Daha Kârlı?

İşletmeniz için en iyisini istiyorsunuz. Belki yeni kuruldunuz, bütçeniz çok kısıtlı ve pazar payınızı genişletmek istiyorsunuz, belki de zaten liderliğini yaptığınız sektörünüzdeki yerinizi sağlamlaştırmak istiyorsunuz. En iyi dijital pazarlama stratejisinin hangisi olacağına dair kafanız karışık olabilir. Birileri “SEO iyidir, sen SEO çalışması yap” diyor, başka birisinden ise “Benim kuzenim Google’a reklam verdi şimdi paraya para demiyor” sözlerini duyuyorsunuz. Haklı çığlıklarınızı duyuyor gibiyiz 🙂

Biz de Doktus Digital olarak size şirketinizin dijital pazarlama stratejisini oluştururken hangi araçları ne şekilde kullanmanız gerektiğine dair uzunca bir bilgilendirme yazısı hazırlayalım dedik. Böylece müşterilerinize en kolay ve ve en az maliyetli yoldan nasıl ulaşabileceğinizi firmanızın durumuna göre kendiniz belirleyebilirsiniz. Birlikte çalıştığınıza ajans ile de bu şekilde daha doğru bir diyalog kurmuş olacaksınız.

SEO mu yoksa Google Adwords Reklamları mı?

“Elma mı daha faydalıdır yoksa üzüm mü” gibi bir soru bu. İkisinin de farklı faydaları ve yanlış tüketildikleri takdirde zararları var. Aslında çoğu başarılı dijital pazarlama kampanyası SEO’yu da Google reklamlarını da stratejik olarak kullanır. Bu yazının ana fikri farklı şirketlerin ve iş modellerinin farklı stratejiler gerektirdiği yönünde.

Aşağıda SEO’nun da Google Adwords Reklamlarının da detaylı bir analizini göreceksiniz. İkisini de iyice okuduktan sonra hangisini seçeceğinize siz karar verebilirsiniz. Kafanızın karıştığı noktalarda sorularınızı yorum olarak bizlere iletirseniz cevaplamaktan memnun oluruz.

SEO Avantajları ve Dezavantajları

Dijital pazarlama süreci SEO, arama motoru reklamcılığı, içerik pazarlama, sosyal medya gibi çeşitli faaliyetler üzerine kuruludur. Arama Motoru Optimizasyonu, arama motoru pazarlaması faaliyetlerine yeni başlayanlar için giderek daha popüler hale geliyor. Haklı olarak herkes iyi optimize edilmiş bir web sitesine sahip olmak ister çünkü arama motorlarına uyumlu bir web sitesi başlı başına bir sermayedir. Bununla birlikte, özellikle iş dünyasında zamanın çok önemli olduğunu belirtmeye gerek yok. İş hayatındaki en önemli gerçeklerden birisi olarak zaman = para diyebiliriz.

Her ne kadar SEO web sitenizi ve ürünlerinizi tanıtmanın daha ucuz bir yolu olarak görünse de, içinde bulunduğunuz alana ve rekabetin seviyesine bağlı olarak bu durum göründüğünden farklı olabilir. SEO, içerik odaklıdır ve içerik oluşturmanın maliyeti de kampanyaya dahil edilmektedir.

Örneğin, SEO için yüksek kalitede bir makale oluşturmak bazen bir hafta kadar sürebilir (eğer gerçekten özen gösteriyorsanız). Unutmayın, zaman = para demektir. Reklamlara gelince, reklamlar tanıtımın daha kolay bir yoludur. SEO odaklı bir çalışmada zaman geçtikçe Google’da organik sıralama yaparak ve üreterek daha fazla güven kazanırsınız.

Gelin kafa karışıklığına fazla mahal vermeden SEO’nun ve Google Reklamlarının ROI’niz (yatırım getirisi) ve diğer metrikleriniz açısından ne gibi farklılıklar arz ettiğine bir bakalım.

SEO Çalışmasının Artıları

SEO, SEM faaliyetlerinin yani arama motoru pazarlamanın en büyük bölümünü kapsar. SEO çalışması, bir fidanlık oluşturmak gibidir. Şimde dikmeye başlarsınız, ancak sonuçları çok ileride görürsünüz. Süreci hızlandırmanız mümkün olsa da, belirtmek gerekir ki bu yalnızca WordPress yüklemek ve kaliteli içerik yazmaktan çok daha fazla iş gerektiriyor.

Kendiniz Yaparsanız Ücretsizdir: Her ne kadar SEO geniş bir alan olsa da temel düzeyde SEO’yu öğrenmek çok zor değildir. Bilginizi sürekli olarak geliştirmek ve kendi içeriğinizi yazmak için çok fazla zaman harcamak için hazır olduğunuz sürece, herhangi bir yatırım yapmadan (hosting ve yazılım dışında) Google’da yüksek sıralamalarda yer alabilirsiniz.

Kademeli Öğrenme Eğrisi: SEO, tam olarak öğrenmenin uzun zaman alabileceği bir disiplin ve bu bir dezavantaj olarak da görülebilir. Ancak burada belirtmeye çalıştığımız, sonuçları görmek için illa ki ustalaşmanıza gerek olmayışıdır. Yavaş yavaş süreci ilerletip geliştirebilirsiniz. Basit bir anahtar kelime araştırması yaparak ve içeriğinizi yazarak başlayabilirsiniz. İçerik ve resim optimizasyonu ardından iyi bir sunucu ile yola başlayabilirsiniz. Ek olarak günümüzde başta WordPress olmak üzere çoğu içerik yönetim sistemi, içerik ile ilgili veya teknik sorunlar için SEO eklentilerine sahiptir. Bu durum işinizi kolaylaştırmaktadır.

Yüksek ROI (Yatırım Getirisi): Diyelim karar verdiniz ve her şeyi kendiniz yapıyorsunuz. SEO özellikle rekabetin daha düşük olduğu yerel işletme (yerel SEO) alanında çok iyi sonuçlar getirme potansiyeline sahiptir. Kendiniz yapmayıp bir SEO ajansı ile anlaşsanız dahi (yani ücretli bir hizmet almayı tercih ederek) istediğiniz sıralamalara kavuştuğunuzda elde ettiğiniz yatırım getirisi hayal gücünüzün sınırlarını zorlayabilir. SEO ile ücretli aramada alacağınız tıklama miktarının 15 katına kadar alabilirsiniz. Yüksek organik sıralamalar aranma hacminin %25’inden fazlasını web sitenize yönlendirebilir. Öte yandan, ücretli reklamlarda bu rakam genelde yaklaşık %2-3 oranındadır. SEO için Google reklamlarına ayırdığınız bütçenin 3 katını ayırmış olabilirsiniz ama özellikle yüksek arama hacmi olan bir anahtar kelimede üst sıralarda yer aldığınızı düşünürsek yatırım getiriniz 5’e katlanabilir. Burada, Sparktoro’dan Rand Fishkin’in ABD’deki organik ve ücretli TO’larını analiz ettiği ekran görüntüsü.

Reklamlar ile organik sonuçlar arasındaki bu tıklanma oranı farklılığı, insanların ücretli reklamlara göre organik sonuçları daha güvenilir olarak görmelerinden ve reklam engelleme yazılımlarının sık kullanımı gibi birçok faktörden kaynaklanmaktadır.

Uzun vadeli sonuçlar: Eğer işinizi iyi yaparsanız ve yaklaşık 6 ay ile bir yıl kadar istikrarlı bir şekilde yol alırsanız, aldığınız sonuçlar uzun yıllar boyu sürebilir. Yine de, özellikle rakipleriniz de boş durmuyorlarsa (ki muhtemelen durmuyorlardır) sürekli olarak güncel kalmak ve çalışmayı sürdürmek önemlidir.  Bununla birlikte, içeriğinizi zaman geçtikçe paylaşmaya devam ederseniz ve devamlı geri bağlantılar (backlink) elde edersiniz ve popülaritenizi kaybetmezsiniz.

Yüksek marka bilinirliği: İnsanlar web’de her zaman bilgi ararlar. Bir şey satın almak istediklerinde bile, önce yorumları ve kılavuzları ararlar. Bundan faydalanmak istiyorsanız, yükseklerde sıralanmak için insanların beklentilerini karşılayan bilgi odaklı içerikler yazmanız gerekir. Zaman geçtikçe bu, markanızı hafızalarına kazımalarına yol açacaktır. Bunun önemini daha iyi anlayabilmek için ilginç bir istatistik olarak müşterilerin ilk kez bir satın alma işlemi yapacak kadar size güvenmeden önce web sitenize ortalama 7 defaya kadar getirilmesi gerektiğini söyleyelim.

İçerik üzerinde daha fazla kontrol: SEO yaparken, neredeyse her şey için bir sıralama alabilirsiniz. Hangi içeriği insanlara sunacağınıza dair hiçbir kısıtlamaya sahip değilsiniz. Ayrıca, başlıklar ve açıklamalar daha uzun olabilir ve bu da daha iyi tıklama oranları sağlar. SEO yaparken özgürsünüz, hemen hemen her şeyi yapabilirsiniz. Fakat reklamlarda bu durum öyle değildir. Reklam yayınlayan platformların (özellikle Google’ın) çok katı reklam değerlendirme kriterleri vardır. Örneğin istediğiniz başlıkla reklam yayınlatamayabilirsiniz veya daha kötüsü belli sektörlerde (sağlık gibi) bir çok içeriğiniz Google tarafından manuel olarak engellenecektir.

SEO Eksileri

Sonuçları görmek zaman alır: Bazıları için, 6 ay ila 1 yıl gerçekten iyi gelebilir, ancak kimileri için de geçmek bilmez görünebilir. Herkesin olduğu gibi sizin de sonuçlara ihtiyacınız var ve hızlı bir şekilde ihtiyacınız var. Böyle bir durumda (hızın önceliğiniz olduğu durumlarda), odak noktanız ücretli arama olmalıdır. Ancak yine de erken harekete geçip SEO’nun temelini atmak iyi bir fikirdir. Dediğimiz gibi, sonuçları görmek zaman alır, bu yüzden ne kadar erken başlarsanız o kadar hızlı ilerleme kaydedersiniz. Eğer bugün SEO’yu ertelerseniz, başlamaya karar verdiğinizde, önünüzde tekrar 6 aylık bir hikaye sizi bekliyor olacaktır.

Ustalaşmadaki zorluk: Az önce SEO’yu öğrenmenin çok zor olmadığını söylemiştik. Evet bu doğru, fakat sadece başlangıç seviyesi için. Eğer iyi bir SEO çalışması yapacaksanız temel anahtar kelime araştırması ve geri bağlantı edinmekten çok daha fazlasını öğrenmeniz gerekir. Çoğu zaman bol bol denemeye yanılma yaparak kendinizi geliştirmeniz gerekir. HTML ve CSS becerileri, en azından temel düzeyde gereklidir, ayrıca JavaScript ve PHP de işe yarar. Bunları site haritaları, dizin oluşturma, URL’ler, yönlendirmeler, çoklu dil sorunları ve diğerleri gibi uzmanlaşmanız gereken diğer tüm teknik ayrıntılar takip eder. Backlinklerin zaman geçtikçe elde edilmesi zorlaşırken, içerik oluşturma ve iletişim becerilerinizin de önemli ölçüde iyi olması gerekir. SEO konusunda Google reklamcılığına göre uzmanlaşmanız gereken çok daha fazla şey var. Site içi, site dışı ve teknik SEO gibi kategorileri vardır ve bunların hepsine hakim olmak çok zordur. Google’da reklam vermek bir enstrüman çalmak ise, SEO bir tür orkestrayı yönetmek gibidir.

Rekabet yükseldikçe görece olarak daha maliyetlidir: Tek kişilik bir ordu değilseniz veya gerçekten güçlü bir dijital ekibiniz yoksa, SEO’da bir sonraki seviyeye atlamak kolay değildir. Daha fazla trafik almak için illa daha fazla yayın yapmanız gerekmediği doğrudur, ancak daha fazla yayın yaparsanız daha fazla trafik aldığınız da doğrudur. Günün sonunda zamanınız kısıtlıdır ve bu zamanı işinizi geliştirmeye mi, yoksa SEO’ya mı harcayacağınıza karar vermek zor olabilir. Eğer bir SEO ajansı ile anlaştıysanız da yüksek rekabetli bir sektörde iseniz yüklü bir miktar ödeme yapmanız gerekebilir. Öte yandan, piyasada bilinmeyen bir mutfak robotunuzu satmak için Tefal ile rekabet etmeye çalışıyorsanız, Google reklamları ile daha iyi performans gösterirsiniz.

Belirsizlik: Google algoritmalarla çalışan bir robottur ve bu algoritmalar sürekli olarak güncellenmektedir. Bu ise herhangi bir zamanda, herhangi bir nedenle sitenizin sıralamadan düşebileceği veya daha da kötüsü indeksten tamamen kaldırılabileceği anlamına gelir. Genelde bu durum Black Hat SEO (Google’ın sevmediği ve cezalandırdırdığı) teknikleriyle ilgiliyseniz gerçekleşir. Fakat tabi ki eğer Google’ın Yönergelerine sadık kalırsanız, çoğu zaman bir problem olmayacaktır.

Daha az alıcı odaklı: İnsanlar internette sürekli bir şeyler arıyorlar, fakat çoğu zaman aradıkları şey bilgidir. Satın almak için şeyler ararken bile. Bu nedenle müşterileri web sitenize geri getirebilmek için bir e-posta listesi oluşturmak iyi bir fikirdir. (Yurtdışına çalışıyorsanız yeni AB KVKK kanunu ile özellikle Avrupa’da bu iş malesef biraz zorlaştı)

A/B testi zor: İçeriğiniz üzerinde tam kontrole sahip olsanız da, organik arama ortamında A/B testi kolay değildir. Google, kopya içeriğe pek sıcak bakmaz ve aynı şekilde Google’dan bir hafta boyunca başka bir sayfa göstermesini de isteyemezsiniz. Aslında, kanonik etiketler kullanabilirsiniz . Bununla birlikte, canonical etiketleri bunun için tasarlanmamıştır ve bu şekilde kullanılması çok risklidir. Aynı sayfayı değiştirip sonra tekrar eski haline getirebileceğinizi düşünebilirsiniz. Ancak, bir sayfadaki herhangi bir değişiklik, sıralamanın artmasına veya azalmasına neden olabilir. Genellikle insanlar yüksek sıralamalarda yer alan sayfalarında değişiklik yapmaktan kaçınırlar.

SEO
AvantajlarıDezavantajları
Maliyeti “0” olabilirEtkisini görmek için zamana ihtiyaç vardır
Zaman içerisinde öğrenilebilirUstalaşmak için fazla zaman gerektirir
Yatırım getirisi (ROI) yüksektirHassas ayarlar yapamazsınız
Sonuçları uzun vadelidirHer zaman belirsizlik mevcuttur
Marka bilinirliği açısından mükemmeldirKitle hedeflemesi yapmak zordur
İçeriğin üzerinde yüksek hakimiyet sunarA/B testi yapmak zordur

SEO’ya Ne Zaman Başlamalısınız?

Eğer herhangi bir sebepten arama motorlarında gözükmemek gibi bir isteğiniz yoksa, SEO muhakkak yapmanız gereken bir çalışma. Fakat bu yazıyı okuyorsanız, rakamlarınızı artırmak istiyorsunuz demektir. Bunun için size tavsiyemiz, aşağıdaki Google reklamlarının avantaj ve dezavantajlarına değindiğimiz bölümü de okuduktan sonra eğer SEO’da karar kıldıysanız en kısa zamanda başlamanız olur, çünkü sonuçlarını görmek zaman alıyor. Hatta Doktus olarak bizim ideal yöntemimiz bir web sitesini SEO çalışması ile paralel bir şekilde oluşturmaktır böylece hiç zaman kaybetmemiş oluyoruz. Sözün özü eğer SEO çalışması yaptırmaya karar verdiyseniz bir an önce yaptırmanızda fayda var.

SEO’ya daha geç başlarsanız, getirilerini de daha geç alırsınız. Sonuç olarak kaybettiğiniz ise zaman, ve doğal olarak paradır.

Google Adwords Reklamları Avantajları ve Dezavantajları

Diğer taraftan PPC tarzı (Tıklama Başına Ödeme) olan Google reklamcılığı veya SEM (Arama Motoru Pazarlaması) var. Bazı SEO uzmanları, SEO’dan daha az verimli ve daha maliyetli bir yöntem olduğu için Google reklamlarını yererler. Ancak bu iddialar önyargıya dayanmaktadır ve yanlıştır. Gerçek şu ki, Google Adwords reklamları, özellikle bir e-ticaret mağazasıysanız veya bir ürün satıyorsanız, web sitenizi tanıtmak için harika bir yöntemdir ve çoğu zaman SEO’dan daha verimlidir.

Google Adwords Reklamlarının Artıları

Genel olarak, insanlar Google reklamlarının düzenli olarak para vermek anlamına geldiğini düşünür, aslında Adwords reklamları bundan çok daha fazlasıdır. Google reklamlarının en büyük avantajı bir reklamı yalnızca belli bir demografik kesime, belirli bir lokasyonda ve zamanda sadece hedeflediğiniz anahtar kelime için arama yaptığında gösterebilmenizdir. Yalnızca tıkladıklarında ödeme yaparsınız. Google reklamları hakkında söylenebilecek çok şey var. Ancak şu kadarını söyleyelim şimdilik, bu kadar başarılı olmasaydı insanlar bu paraları vermezlerdi.

Sonuçları anında görebilirsiniz: Google reklamları ile ilgili en iyi şey, sonuçları hemen görebilmenizdir. Elbette, sayfanız bunun için hazır olduğu sürece. Sayfanızda telefon numaranızın ve iletişim formlarınızın bir CTA bağlantısı (dikkat çeken butonlar) ile görünür olduğundan emin olun. Genellikle rekabete bağlı olarak daha fazla ödersiniz. Bununla birlikte, başlıklarınızın ve içeriğinizin kalitesi gibi dikkate alınan başka faktörler de vardır. Ancak nereden bakarsanız bakın bir günde SEO ile ilk 3’te yer almak neredeyse imkansızdır. Oysa Google’da reklam vererek organik sıralamaların dahi üstünde yer almak mümkün.

Uzmanlaşması görece kolaydır: Bir gecede uzman olabileceğinizi söylemiyoruz tabi ki ama uzun vadede Adwords platformunu öğrenmek SEO’yu öğrenmekten daha kolay. Tekrar edelim; kolay değil, daha kolay. Hala çok şey öğrenmek zorundasınız ve para harcayarak bunları öğreniyorsunuz. Bununla birlikte, uygun bir kampanya oluşturduktan ve başlangıçta optimize ettikten sonra birkaç ay boyunca sürekli onu optimize edin. Açıkçası, kampanyalarınızda uygulamanız gereken ve çok kolay öğrenemeyeceğiniz şeyler de var. Ancak yine de Adwords reklamlarında uzmanlaşmak SEO’ya göre daha kısa zaman alır. Eğer dışarıdan bir ajansla çalışacaksanız da iyi bir Google kampanyası oluşturacak bir uzman veya Google reklam ajansı bulma şansınız, iyi bir SEO stratejisi oluşturacak ve uygulayacak bir uzman veya SEO ajansı bulmanızdan daha yüksektir.

Bütçenizi ölçeklendirebilirsiniz: Google Adwords’te ölçeklendirmek oldukça kolaydır: sadece daha fazla günlük bütçe ayırırsınız. Bunu iki amaç için yapabilirsiniz. İlki, daha fazla anahtar kelime hedeflemektir. İkincisi, aynı anahtar kelimelerle günlük bütçenizi daha yukarıda bir değere ayarlamak ve pazarı domine etmek. Rekabeti anında ekarte edebilirsiniz.

Belirsizlik yoktur: Google’dan gelen hiçbir güncellemeden korkmanıza gerek yok. PPC dünyasında, güncellemeler birer tehdit değil. Ayrıca bir reklam oluşturmak için 5-10 dakika, onaylanıp onaylanmadığını öğrenmek için 2 dakika daha harcarsınız. Hepsi bu kadar! SEO dünyasındaki bütün belirsizlikleri ortadan kaldırabilir ve tamamen KPI’larınıza odaklanarak işinize devam edebilirsiniz.

Müşteri  odaklı: Google reklamları aracılığıyla alacağınız tıklamaların çoğu alıcıya yani müşteriye  yöneliktir. İnsanlar bir şey satın almak istediklerinde Google reklamlarına daha fazla tıklamalar yapmaları gerekmez, böyle bir şeye ihtiyaç yoktur. Çünkü reklamlarınızı yerleştirirken ticari anahtar kelimeleri hedeflersiniz ve ziyaretçiye direkt satış sayfanızı gösterirsiniz. Google’dan gelen trafiğin yüksek dönüşüm oranlarına sahip olduğunu biliyoruz. Aynı şey ücretli arama reklamcılığı için de geçerlidir. Google reklamları aynı zamanda sosyal medya ve Facebook reklamcılığından da daha fazla dönüşüm elde eder. Google reklamcılıkta oldukça zekidir, reklamların yalnızca potansiyel müşterilerle alakalı olduğunu düşünüyorsa gösterir. Bu nedenle, kullanıcı amacı bir reklamın gösterilip gösterilmeyeceğini belirler. Anahtar kelime bir potansiyel müşterinin anahtar kelime ise reklam gösterme olasılığı daha yüksektir.

A / B testi kolaydır: Google Adwords reklamlarınız için A/B testi gerçekten kolaydır. Tek yapmanız gereken iki ayrı reklam oluşturmak ve yayınlanmasına izin vermek. Hangisi en fazla tıklanma oranı alırsa kazanır. Bu kadar basit. Sonuçlarınızı iyileştirmek için bunu yapmaya devam etmeniz gerekir. TO’da %1’lik bir artış bile bazı durumlarda oyun değiştirici olabilir.

Google Adwords Reklamları Eksileri

Her şeyde olduğu gibi, Google reklamlarının da dezavantajları olmalı muhakkak. Evet var, fakat bu dezavantajlar sektörünüze ve iş modelinize göre pek önemli olmayabilir. Örneğin yüksek kar marjınız varsa, reklam için para ödemeyi göze alabilirsiniz. Bununla birlikte, sadece satış başına 1 TL kazanıyorsanız, ancak bunu almak için 0,82 TL ödemeniz gerekiyorsa, özellikle vergilerden sonra geriye çok fazla bir şey kalmayabilir..

Her tıklama için para ödüyorsunuz: Aslında burada söylenecek fazla bir şey yok. Para kazanmak için para vermeniz kadar doğal bir şey yok muhakkak fakat aldığınız her tıklama için para ödemek zorunda olmanız gibi de bir gerçek var. Matematik oldukça basit. Diyelim ki satış başına 10 TL kazanıyorsunuz. Bu durumda, taleplerinize bağlı olarak, tıklama başına maliyetinizi 10 TL’ye kadar çıkarabilirsiniz gibi gözüküyor. Ancak, bu para sadece size trafik getirecektir. Satışı garanti etmiyor. Yüksek dönüşüm oranlarına ihtiyacınız var. Reklamlarla web sitenize günde 100 kişi getiriyorsanız ve dönüşüm oranınız %1 ise, reklam maliyetinizin bu 100 ziyaretçiden yaptığınız 1 satış için kazandığınızdan daha düşük maliyetli olduğundan emin olmalısınız. Aksi takdirde paralarınızı çöpe atıyorsunuz demektir.

Aslında her tıklama için para ödemek o kadar da kötü değildir. Sadece bunu SEO ile yapmak zorunda değilsiniz.

Hızlı öğrenme eğrisi: Google Adwords platformuna ilk girdiğinizde biraz zorlanmanız olağan bir durum öncelikle. Öğrenilecek çok fazla yeni şey var: kampanyalar, reklam grupları, anahtar kelimeler, negatif anahtar kelimeler, bütçeler, teklifler, TO, TBM ve diğerleri. Ne yaptığınız hakkında hiçbir fikriniz yoksa, bütçenizi kısa sürede tüketebilirsiniz. Bir çok müşterimiz bize gelmeden önce, kampanyalarını kendi başlarına oluşturmuş oluyorlar ve bütçelerinin önemli bir kısmını boş yere harcamış oluyorlar. Bu, çoğu zaman negatif anahtar kelime belirlememelerinden, yanlış teklif stratejisi uygulamalarından veya yanlış reklam çeşidi seçmelerinden kaynaklı oluyor.

Bununla birlikte, temel bilgileri kavrayıp biraz pratik yaptıktan sonra, kolayca kâr elde etmek için kampanyalar oluşturabilirsiniz. Bu anlamda Google size katılabileceğiniz ve hatta sertifika alabileceğiniz resmi kurslar sunuyor.

Düşük Yatırım Getirisi: SEO ile sonuçların biraz yavaş ama daha uzun vadeli ve esaslı olduğundan bahsettik. Adwords reklamları ile tam tersinin geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Google reklamlarınızın yatırım getirisi, bir ürün satarak ne kadar kazandığınızı o ürün için ne kadar reklam harcaması yaptığınıza  oranlayarak hesaplanır. Ödemeyi bıraktığınızda da, gösterimi durdurursunuz, böylece yatırım getirisi uzun vadede SEO ile aynı şekilde büyümez.

Büyüme bütçeye bağlıdır: Ölçeklenmesi kolay olmasına rağmen, nihayetinde Google Adwords reklamları bütçeye bağlıdır. Bu, daha fazla satmak istiyorsanız, daha fazla ödemek zorunda olduğunuz anlamına gelir. Çok büyük bir problem değilmiş gibi gözükebilir, ancak büyümeye bağlı olarak genellikle daha iyi sunucular, daha çok personel istihdamı veya daha büyük depolar gibi diğer harcamaların da zaman içerisinde karşınıza çıkacağını düşünürseniz reklam maliyetlerinizin bu kadar yüksek olması sizi zorlayabilir.

Marka bilinirliği açısından iyi değil:  Tıklamalar için ödeme yaptığınızda, genellikle satış yapmak istersiniz. Hızlı ve efektif bir yöntemdir. Ayrıca kullanıcı bir kere satın aldığında, onları tekrar hedeflemek (re-marketing) daha kolaydır. Hatta sizden satın almasalar bile, doğru optimizasyonlarla Adsense veya bir tür bağlı kuruluş bağlantısı (güvendikleri web siteleri) aracılığıyla başka web sitelerinden size tekrar gelme ihtimalleri vardır.

İçerik üzerinde daha az kontrol: Reklamınızın gösterilmesini istiyorsanız, bazı kurallara uymanız gerekir. Sadece başlık ve açıklamalarla değil, içerikle de. İçinde reklam bile gösteremediğiniz bazı nişler vardır ve bazı kelimeler yasaklıdır.

Google Adwords Reklamları
AvantajlarıDezavantajları
Sonuçları anında görebilirsinizHer tıklama için para ödersiniz – Maliyetlidir
Uzmanlaşması kolaydırBaşlangıçta çok kafa karıştırıcıdır
Bütçenizi kolayca ölçeklendirebilirsinizYatırım getirisi düşüktür
Belirsizlik yokturBüyümeniz bütçenize bağlıdır
Tamamen alıcı odaklıdırMarka bilinirliği sağlamak zordur
A/B testi yapmak kolaydırİçerik üzerinde kontrolünüz azdır

Google Adwords Reklamları Ne Zaman Tercih Edilmelidir?

SEO’ya bir an önce başlamanız çok önemlidir ancak Google reklamlarını başlamak için özel bir zaman yoktur. Yine de bütçeniz varsa, reklam vermek için en iyi zaman başlangıç ​​zamanıdır. Çünkü Google reklamları hızlı sonuç verir ve organik trafiğinizi büyütürken işinizi devam ettirecek kaynağı oluşturmada size yardımcı olabilir.

Bununla birlikte Google Adwords reklamlarının genel olarak iki kullanım amacı mevcuttur:

  1. Organik sıralamarda yer almadığınız kelimeler
  2. Zaten Google sonuçlarında yer aldığınız fakat pazarı domine etmek istediğiniz kelimeler

Birinci durum için konuşmak gerekirse, çoğu zaman, tüm anahtar kelimelerde reklam verecek bir bütçeyi denkleştirmeniz zordur, hatta gerek de olmayabilir. Organik sıralamalarda istediğiniz yerlere gelemediğiniz anahtar kelimeler için ödeme yapabilirsiniz.

İkinci durumda ise tıklama oranınızı artırmak için zaten sıraladığınız anahtar kelimeler için de kullanabilirsiniz. Eğer arama sonuçlarında bir pozisyonunuz varsa, neden bir tane daha olmasın? Fakat bu yöntem daha düşük bir yatırım getirisine sahip olacaktır, çünkü reklamlardan elde ettiğiniz marjinal fayda daha düşüktür. Dediğimiz gibi bu daha çok içinde bulunduğunuz pazarı domine etmekte kullanabileceğiniz bir yöntem.

Her ne kadar SEO zamanlama açısından daha öncelikli olsa da Google’a reklam vermek için en iyi zaman, çoğunlukla başladığınız zamandır. Adwords reklamlarını sıralamada yer almadığınız anahtar kelimelerde veya sıralandığınız fakat tıklanma oranınızı en yükseğe çıkarmak istediğiniz kelimelerde kullanabilirsiniz.

SEO vs Google Adwords Reklamları (Tam Tablo Karşılaştırma)

Yeşil = Avantajlar
Kırmızı = Dezavantajlar
SEOGoogle Adwords Reklamları
Maliyeti “sıfır” olabilirÇok hızlı sonuç alırsınız
Zaman içerisinde öğrenilebilirUzmanlaşmak zor değildir
Yatırım getirisi yüksektirBütçenizi kolayca ölçeklendirebilirsiniz
Uzun vadeli sonuçlar verirBelirsizlik yoktur
Yüksek marka bilinirliği sağlarMüşteri odaklıdır
İçerik üzerinde hakimiyet sunarA/B testi yapmak kolaydır
Sonuçlarını görmek uzun zaman alırHer tıklama için para ödersiniz
Uzmanlaşması zordurBaşlangıçta zordur
Bütçeye göre ölçekledirmesi zordurYatırım getirisi düşüktür
Belirsizlik yüksektirBüyüme bütçeye bağlıdır
Daha az müşteri odaklıdırMarka bilinirliği için kullanışlı değildir
A/B testi yapmak zordurİçerik üzerinde fazla kontrol sunmaz

Bu yazıyı beğendiniz mi?

Share on facebook
Facebook'ta Paylaşın
Share on twitter
Twitter'da Paylaşın
Share on linkedin
Linkedin'de Paylaşın
Share on pinterest
Pinterest'te Paylaşın
Mustafa Tuna

Mustafa Tuna

Doktus Digital kurucusu ve SEO direktörüyüm. Haydarpaşa Lisesi'nden mezun olduktan sonra Boğaziçi Üniversitesi'nde Turizm İşletmeciliği lisansını tamamladım. 2012 yılından bu yana SEO ile ilgileniyorum. Arama motorlarının çalışma mantığını çözmek için keyifle uzun mesailer yaptım ve hala yapmaktayım. Pazarlamaya bilimsel olarak yaklaşmak gerektiğine inanıyorum. Bilgi ve tecrübelerimi paylaşmaktan mutluluk duyarım.

DAHA KALİTELİ BİR İNTERNET İÇİN YORUMLARINIZI BIRAKIN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir